Çocuk Sahibi Olamayanlara Bitkisel Tavsiyeler

Günümüzde özellikle beylerin, ancak birçok hanımefendinin de evlilik sonrasında fark edebildiği ve önlemi alınması için gecikilen bir problem olan çocuk sahibi olamamanın nedenlerini inceleyeceğiz. Utanılacak bir durummuş, ayıplanma ve aşağılanma sebebiymiş gibi göründüğünden kimseye anlatılamaz. Bunun yanında da kısa sürede gerçekleşen yeni evlilerin boşanmalarının başlıca sebeplerinden birisidir çiftlerin çocuk sahibi olamaması. Mahalle ve aile baskısı da bu probleme eklendiğinde aile içi şiddeti bile doğurabilir. Çoğunlukla çaresine bile bakılmayan bir sorunumuzdan bahsedelim istedik bugün. Bu manada yaşanan en büyük problemleri de zikredelim başlarken. Bunun yanında çocuk sahibi olamayan aileler için altın değerinde tavsiyelerimiz olacak. Tavsiye edeceğimiz bütün şifalı bitkiler akademik çalışmalarda kendini kanıtlamış ve etkisi herkesçe kabul gören bitkilerdir. Çocuk sahibi olamayanlara bitkisel tavsiyelerimizle destek olmak istedik.

PROSTAT BÜYÜMESİ

Prostat Hiperplazisi yani iyi huylu prostat büyümesi, özellikle ileri yaşlardaki erkeklerin yaşam kalitesini ciddi bir şekilde olumsuz etkileyer. Başta hormonal ve vasküler değişim ve oluşumlar sebebi ile ortaya çıkan fakat aslında kesin nedeni açıklanamamış, bunun yanında birçok hastalıkta etkilerinin anahtar rol oynadığı iltihapların da nedenleri arasında olduğu bilinen bir rahatsızlıktır. İltihabın sebebi olduğu doku hasarları, iltihaplı hücrelerin bulundukları bölgelerde büyümeye sebep olması ve ilerleyen evrelerde kanserleşme riskini de ortaya çıkarıyor. Klinik araştırmaların ortaya koyduğu gibi iltihaplı durumlara kullanılan alfa-reseptör bloke eden inhibitörlerin yararlı olduğu fakat kullanılan bu ilaçların yan etkileri nedeniyle farklı seçenekler arasında bitkisel gıda takviyeleri ön plana çıktığı görülüyor.
Prostat büyümesinde endike olarak “cüce palmiye” bitkisi olarak ta bilinen Saw palmetto (Serenoa repens) bitkisinin meyve ekstresidir. Devam eden bilimsel çalışmalarda antioksidan, iltihap giderici faydalarının yanı sıra testosteronun çalışması ve üretimine destek olarak istek artımı sağladığı kanıtlanmıştır.

VARİKOSEL

Başta kısırlık sorunuyla doktora başvuranların %30 ila40’ında rastlanan, çocuk sahibi olan bireylerde yetişkin yaşlarda bile %15-20 oranında görülen, % 90 sol tarafta, % 8 ila 9 oranında iki taraflı % 1 ila 2 oranında sağ taraf testiste görülür. Bu rahatsızlıktan muzdarip olup sonrasında çocuk sahibi olanlarda ise %60 oranında görülür. Testislerdeki kanı boşaltan toplardamarların varisleşmesi durumudur ve teknik olarak bacaklarda oluşan varis gibi testis toplardamarlarının varisleşmesidir. Testis ısısında değişim ve kirli kanın içerdiği toksik olguların birikmesi sonucunda kan akımının bozulması ile oluşarak sperm ve testosteron üretimini bozar. Varikoselin daha çok sol tarafta görülmesi bir takım anatomik faktörlere bağlıdır. Bunlar; sol testisinin sağ testise göre aşağıda olması, sol toplardamarın sağ toplardamara göre daha uzun olması. Sol toplardamarın anatomik olarak ilişkili olduğu başka organların oluşu gibi faktörlerdir.

Varikosel tedavisinde tavsiye eilen bitki ise At kestanesidir.
Atkestanesi kozmetik alanda botox etkisi gösteren krem, vücut bakım ürünlerinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bunun yanında bitkisel ekstrakt olarak kapsüller halinde oral yoldan alınabilen formları da mevcuttur. Bacaklarda görülen variste ve varikosel tedavisinde dolaşımı düzenleyici ve ağrıları azaltıcı etki gösterir. Basura yönelik de kullanıldığı bilinmekte olup damar esnekliğini arttıran bu bitkinin içinde  aescin adlı  kılcal damar kanamalarını durduran bir bitkisel enzim yer almaktadır. Almanya Sağlık Bakanlığının bitkisel preparatların hazırlanması ve ruhsatlandırılmasından sorumlu E Komisyonu bu bitkinin varis ve varikoselde kullanılabileceğini belirtmiştir.

OLİGOSPERMİ VE AZOSPERMİ

Oligospermi, sperm hücrelerinin sayı olarak az olduğunu ifade eden bir terimdir. Bu alanda yeterli bilgisi olmayan kişilerce sıklıkla Azospermi ile karıştırılan ve bu nedenle durumun muhataplarının umutlarının kırıldığı bir terimdir.  Oligospermi durumunda, sperm sayısı ml başına 20 milyondan azdır. Oligospermiye neden olan faktörler ise; Genetik hastalıklar, Kalıtsal nedenler (inmemiş testis gibi…), Hormon eksiklikleri, Sperm yapımını bozan etkenler (kemoterapi, radyoterapi, ilaçlar, ısı, yaş, alkol, sigara), Enfeksiyon, torsiyon, varikosel, Testisteki kanalların tıkanıklığı (kanalların doğuştan olmaması, orşit gibi geçirilen enfeksiyonlar vb.), Sertleşme problemleri, Nedeni belli olmayan faktörler, Gıda faktörleri olarak sayılabildiği gibi bunlar haricinde başka nedenlerin de olabileceği düşünülmektedir. Aslında kesin olarak tanısı konularak nedeni şudur denilememiş hastalıklardan biridir.

Azospermi meni örneğinde hiç sperm olmaması olarak tanımlanır. Azospermi tıkanıklığa bağlı olan ve olmayan olmak üzere iki grupta incelenir. Tıkanıklığa bağlı azospermi doğuştan sperm kanallarının bir bölümünün eksikliği, genital enfeksiyonlar ve cerrahi girişimler sonrası oluşur. Tıkanıklığa bağlı olmayan azospemilerde farklı olan genetik bozukluklardır. Testislerin hasta bireyin doğuşunda yukarıda kanallarda sıkışmış halde kalması ve testis torsiyonu gibi problemlere bağlı şekilde meydana gelebilir.

Azospermi ve oligospermi ile ilgili Mucize aminoasit Arjinin ençok tavsiye edilebilecek gıda takviyesi. Burada dikkat edilmesi gereken ise bitkisel arginin kullanımı; zira bitkisel fermente arjinin üreten tek firma ABD’de ve diğer arjinin ürünlerinin tamamı hayvansal atıklardan elde ediliyor bunlarında %90’ından fazlası domuzdan üretilmekte. Aman dikkat! Arjinin’in faydalarına gelince; Yüksek tansiyonu düşürme, damar sertliğini önleme, damarlarda plak oluşumunu önleme ve Konjestif  kalp yetmezliğinde kalbin güçlendirilmesinde etkilidir. Bunun yanında; Erkek ve bayanlarda cinsel problemlerin tümünde, sperm azlığında (spermi oluşturan ana maddedir), şeker hastalığında, yaraların geç iyileşmesinde,  cilt sağlığında cildin yenilenmesinde, hafızayı güçlendirmede, hipofiz bezi işlevlerinde, büyüme hormonu problemlerinde, uykusuzluk ve yorgunlukta ve hücresel ölçekte multi fonksiyonel işleve sahiptir ve hücre bölünmesine yardımcı olur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir